Saklı Bir Koy
Kleopatra Koyu, yazlık bir sitenin içinden ulaşılan, ana yoldan göze çarpmayan bir doğal
koy. Bu bile başlı başına "saklı kalmış" hissini yaşatıyor. Koyun ilk dikkat çeken yanı
ince, yumuşak altın sarısı kumu; denize girerken adımlarınız batmıyor, deniz tabanı da
aynı yumuşaklıkta devam ediyor. Kıyıya yakın bölüm berrak ve sığ, biraz açıldığınızda
derinlik artıyor.
Koyu saran dik ve yüksek kayalıklar bir diğer karakteristik özellik. Bu kayalar öğleden
sonra doğal bir gölgelik ve serin bir oturma alanı yaratıyor. Falezlerin üstündeki kuş
yuvaları da "Güvercinlik" adının nereden geldiğini açıklıyor. Plajda ayrıca bir beach
voleybol sahası ve koruma altındaki kum zambakları var.
Suyun sıcaklığı klasik Çeşme deniz suyunda, yani Akdeniz'e göre serin. İlk girişte
üşüseniz bile birkaç dakikada alışıyorsunuz. Kayalıklar arasındaki küçük oluşumlar ise
şnorkel için ilgi çekici.
Koya Ulaşmak
Koy, Çeşme sınırları içinde, Alaçatı ile Ovacık arasındaki sahil hattında. Çeşme merkeze
yaklaşık 12 kilometre, Alaçatı merkeze yaklaşık 14 kilometre mesafede; İzmir'den ise 85-90
kilometre civarında bir yol söz konusu.
Kleopatra Koyu'na toplu taşıma seferi yok, özel araç şart. Alaçatı Liman bölgesine
vardıktan sonra sahil yolunu Ovacık yönüne takip etmek gerekiyor. Sahile yaklaşırken iki
ulaşım seçeneği çıkıyor:
- Özpamir Sitesi yolu: Stabilize ve nispeten bakımsız; küçük araçlar zorlanabiliyor.
- Ser-Tur Sitesi yolu: Beton ve daha güvenli; küçük araçlar için bu yol öneriliyor.
Aracınızı sahile yakın bir noktada bırakıp dik bir inişle koya iniyorsunuz; otoparktan
kuma yaklaşık yüz basamaklık bir merdiven var. Hafta sonu park sıkıntısı olabildiği için
sabah erken çıkmak en garantili çözüm.
Kumun ve Kayalıkların Hâli
Kleopatra Koyu, sessizlik ve doğa isteyen tatilcilere, beach club kültüründen uzaklaşmak
isteyenlere ve ışığı seven fotoğrafçılara hitap ediyor. İnce kumlu sığ yapısı çocuklu
aileler için elverişli; kayalıkların altındaki canlılık da şnorkel sevenler için keyifli.
Kayalık tepelerden izlenen gün batımı ise koyu romantik bir durağa çeviriyor.
Konfor odaklı, deniz kenarında servis bekleyen biriyseniz Kleopatra size göre değil.
Burası kendi yiyeceğini taşımayı, sade bir piknik kurmayı ve doğanın temposunda gün
geçirmeyi sevenler için.
Gitmeden Önce
Yanınıza şunları almadan yola çıkmayın: bol su, atıştırmalıklar, şemsiye, geniş havlu,
çöp poşeti, güneş kremi, kayalık alanlar için deniz ayakkabısı ve maske-şnorkel. Koyda
tuvalet olmadığını ve en yakın marketin site dışında kaldığını unutmayın.
Plaj giderek popülerleştiği için çevre kirliliği artıyor. Kleopatra Koyu'nun bu
güzelliğini koruması için her şeyinizi yanınızda götürmeniz önemli; mangal yakmak ve
sigara izmaritlerini kuma gömmek kesinlikle yapılmaması gerekenler arasında. Çeşme'de bir
gününüzü tamamen doğayla baş başa geçirmek istiyorsanız, Kleopatra bu plana iyi oturuyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Kleopatra Koyu nerede?
Kleopatra Koyu, Çeşme sınırları içinde, Alaçatı ile Ovacık arasındaki sahil hattında yer
alır. Çeşme merkeze yaklaşık 12, Alaçatı merkeze yaklaşık 14 kilometre mesafededir.
Kleopatra Koyu ile Güvercinlik Koyu aynı yer mi?
Evet, ikisi aynı yerin iki adıdır. "Güvercinlik" adı falezlerdeki kuş yuvalarından,
"Kleopatra" ise koyun ince altın kumundan gelir.
Kleopatra Koyu ücretli mi?
Hayır, koya giriş ücretsizdir. Koyda hiçbir işletme bulunmadığı için şezlong, yiyecek ve
içecek gibi ihtiyaçların dışarıdan getirilmesi gerekir.
Kleopatra Koyu çocuklu aileler için uygun mu?
İnce kumlu ve kıyıda sığ yapısı çocuklar için elverişlidir. Ancak tuvalet ve duş
olmaması ile koya inişteki dik merdiven, küçük çocuklarla biraz planlama gerektirir.
Kleopatra Koyu'na nasıl gidilir?
Toplu taşıma yoktur. Alaçatı Liman üzerinden Ovacık yönüne sahil yolu takip edilir;
sahile yakın noktada Özpamir veya Ser-Tur Sitesi girişinden ulaşılır. Ser-Tur yolu daha
güvenlidir.
Kleopatra Koyu'nun suyu nasıl?
Su, klasik Ege denizi sıcaklığındadır; yani serin ama yazın yüzmek için uygundur.
Berraklığı yüksektir ve deniz tabanı kumla kaplıdır.
Kleopatra Koyu'nda işletme var mı?
Hayır, koyda hiçbir ticari işletme bulunmaz. Yiyecek ve içecek ihtiyaçlarınızı yanınızda
götürmeniz gerekir.
Kleopatra Koyu'na ne zaman gitmeli?
Sabah erken saatler hem park sıkıntısını hem de yoğun güneşi atlatmanızı sağlar. Mayıs
ile haziran ortası ve eylül ayı en sakin dönemlerdir.
Doğal bir koyun sessizliğiyle konforlu bir sahil mekanını aynı tatilde birleştirebilirsiniz.
bookgroup.co'da Çeşme ve Alaçatı'nın hem ücretsiz halk plajlarını hem de beach club ve
sahil mekanlarını bir arada inceleyebilirsiniz:
bookgroup.co/alacati
Çeşme'de "bilenler bilir" diye anlatılan, ana yoldan görünmediği için kolay kolay
rastlanmayan koylardan biri Kleopatra Koyu. Bazıları buraya Güvercinlik Koyu da diyor;
ikisi de aynı yer. Son yıllarda sessiz, sakin ve doğal bir alan arayanların daha çok
tercih ettiği bir nokta haline geldi.
Adı kulağa mitolojik bir hava katsa da, koyun ince altın kumunu Marcus Antonius'un Mısır'dan
getirdiği yönündeki ünlü efsane aslında Marmaris yakınındaki Sedir Adası'na ait. Burada ad,
yalnızca kumun rengine ve koyun atmosferine yakışıyor. Beach club kalabalığından ve müzik
gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için Kleopatra, Çeşme'nin en dingin köşelerinden biri.
Hızlı Bilgiler — Kleopatra Koyu
- Konum: Çeşme sınırlarında, Alaçatı-Ovacık sahili
- Ücret: Ücretsiz; koyda hiçbir işletme yok
- Deniz: İnce kumlu, berrak ve serin; kıyıda sığ
- Kimler için ideal: Sessizlik ve doğa isteyenler, fotoğrafçılar, şnorkelciler
- Ulaşım: Toplu taşıma yok; özel araç şart, koya dik bir iniş var
- En iyi zaman: Sabah erken; mayıs-haziran ortası ve eylül en sakin
- Tesisler: Yok; su, yiyecek ve gölgeliği kendiniz götürüyorsunuz