Narlıkuyu Koyu
Minyatür Bir Cennet: Narlıkuyu Koyu
Turkuaz suya bakıyorsunuz ve dibini net bir şekilde görebiliyorsunuz. Üstelik o su, deniz altındaki tatlı su kaynaklarından besleniyor; yani hem berrak hem de buz gibi soğuk. Narlıkuyu Koyu, Mersin'e bağlı Silifke ilçesinin yakınında, Mersin şehir merkezinin yaklaşık 65 km güneybatısında yer alan bu eşsiz özelliklere sahip küçük bir koy.

Soğuk Suyun Sırrı
Koyun suyu neden bu kadar soğuk? Cevap denizin altında gizli. Narlıkuyu'da deniz tabanından tatlı su kaynakları fışkırıyor; bu durum hem suyun sıcaklığını düşürüyor hem de onu diğer koylardan çok daha berrak kılıyor. Bu özelliği sayesinde Narlıkuyu, çevre illerin gözde dinlenme noktalarından biri hâline gelmiş.
Suyun soğukluğu yüzmek için çok uygun olmasa da bu durum koyun ziyaretçi sayısını hiç azaltmıyor. Aksine, Narlıkuyu; balıkçılık ve tekne turları için bölgenin en popüler duraklarından biri olma özelliğini korumaya devam ediyor. Sabah saatlerinde kıyıya yanaşan küçük tekneleri ve olta sallayan balıkçıları görmek burada sıradan bir manzara.
Kıyı Lezzetleri: Kaya Koruğu ve Logos Balığı
Narlıkuyu'ya gelip de balık restoranlarında oturmadan dönmek gerçekten zor. Koy boyunca sıralanan birden fazla balık restoranı, hem taze deniz ürünleri hem de yöreye özgü lezzetler sunuyor. Buraya özgü iki tat var ki mutlaka denemeniz gerekiyor: yöresel 'kaya koruğu' turşusu ve bu sularda yetişen 'logos balığı'. İkisi de başka bir yerde aynı şekilde bulamazsınız.

Tarihin İzleri: Roma, Bizans ve Bir Zeus Tapınağı
Narlıkuyu, antik çağdan bu yana önemli bir yerleşim noktası. Hıristiyanlık döneminde yakınındaki Cennet ve Cehennem Obrukları'na tapınmaya gelenler için bu koy bir deniz kapısı işlevi görüyordu; tarihi hamamıyla da bu dönemin izlerini taşıyor. Koyun kuzeyine doğru yürüdüğünüzde Roma ve Bizans dönemlerine ait yapı kalıntılarına, taş kemerlere ve sarnıçlara rastlamak mümkün.
Bunların yanı sıra Cennet Obruğu'nun hemen yanında bir Zeus Tapınağı'nın kalıntıları bulunuyor. Yani Narlıkuyu, bir koy olmanın çok ötesinde; katmanlı bir tarihin yüzeyini çiziyor. Denize giremeyebilirsiniz ama keşfedecekleriniz hiç de az değil.