Mersinde Gezilecek Yerler
Mersin'de Gezilecek En Güzel Yerler
Mersin denilince aklınıza sadece deniz ve güneş geliyorsa, bu şehri henüz tanımıyorsunuz demektir. Akdeniz kıyısında uzanan bu il; antik kentleri, saklı koyları, derin kanyonları ve mistik mağaralarıyla keşfedilmeyi bekleyen onlarca noktayı bünyesinde barındırıyor. İşte size Mersin'in öne çıkan gezilecek yerleri.
Kadıncık Baraj Gölü – Çamlıyayla

Karageçit Vadisi'nden geçen Gökharman Irmağı üzerine kurulu Kadıncık Baraj Gölü, Çamlıyayla'yı eski Ankara yoluna bağlayan muhteşem bir manzaraya sahip. Piknik malzemelerinizi alıp kıyıya kurulabilir ya da çevredeki restoranlarda yerel lezzetleri deneyebilirsiniz. Şehir gürültüsünden kaçmak isteyenler için ideal bir durak.
Barbaros (Eğribük) Koyu – Silifke

Silifke-Anamur Karayolu üzerindeki Boğsak Tünelleri'nden sapılarak ulaşılan bu koy, 'Eğribük' ya da 'Barbaros Koyu' adıyla biliniyor. Buradaki yaban hayatı neredeyse bozulmamış; hiçbir ticari işletme yok, hiçbir ses kirliliği yok. Güzelliğini tam da bu ıssızlığına borçlu. Gitmeden önce yanınızda yeterli su ve yiyecek bulundurmanızı tavsiye ederiz.
Tisan Adası ve Koyu – Silifke

Beyaz evleriyle öne çıkan Tisan Yarımadası, Mersin'in Silifke ilçesinde gizlenmiş bir cennet köşesi. Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında helikopterle bölgeden geçen bir albay tarafından keşfedildiği rivayet edilir. Yeşil doğanın içine sıkışmış turkuaz rengi deniz, buraya gelenlerin bir daha gelmek isteyeceği türden bir manzara sunuyor.
Kanlıdivane Antik Kenti – Erdemli

Mersin merkezine 60 km uzaklıktaki Kanlıdivane, Helenistik Dönem'e uzanan kökleriyle Erdemli'nin en dikkat çekici antik yerleşimlerinden biri. Bölgedeki dev düden; 142 metre uzunluğu, 95 metre genişliği ve 50 metre derinliğiyle tam 12.000 m2'lik bir alana yayılıyor. Bu ölçekleri görünce insanın aklına şu soru geliyor: Antik çağda buraya yerleşmeyi kim, nasıl göze aldı?
Saklı Cennet Kanyonu – Çamlıyayla

Yöre halkının 'Saklı Cennet' dediği Kisecik Kanyonu, Çamlıyayla'nın yüksek kesimlerinde saklı duruyor. Suyun buz gibi soğukluğu, yoğun yeşillik ve kayaların arasından süzülen ışıkla bu kanyon adeta başka bir dünyadaymış hissi veriyor. Yerli ve yabancı turistlerin rotasına girmiş olsa da hâlâ o 'henüz çok kalabalık değil' rahatlığını koruyabildiği anlar var.
Lamos Kanyonu (Kayacı Vadisi) – Erdemli

Erdemli sınırları içindeki Kayacı Vadisi, yani Lamos Kanyonu, Mersin'de piknik için bulunmaz bir adres. Vadinin içinden geçen suyun sesi, çevreleyen yoğun yeşillik ve derin kayalıklar bir arada dinginlik yaratıyor. Hafta sonları ailecek gidip tüm gün geçirilebilecek türden bir yer.
Aynalıgöl (Gilindire) Mağarası – Aydıncık

1999 yılında bir çoban tarafından rastlantıyla bulunan ve 2014'te ziyarete açılan Gilindire Mağarası, Aydıncık ilçesinde yer alıyor. Toplam uzunluğu 555 metre olan bu mağara, yatay olarak oldukça geniş bir yapıya sahip. İçerideki doğal taş oluşumları ve suyun aynasında yansıyan görüntüler ziyaretçileri adeta donduruyor.
Kız Kalesi (Deniz Kalesi) – Erdemli

Deniz üzerindeki bir adacığa kurulu Kız Kalesi, Mersin'in simge yapılarından biri. İ.Ö. 80'de Roma egemenliğine giren kale, zamanla Kappadokia Kralı Arkhelaos'un eline geçmiş; ardından Bizans döneminde büyük bir liman kenti olan Korykos'un parçası hâline gelmiştir. Binlerce yıllık tarihin üzerine inşa edilmiş bu yapı, bugün de denizin ortasında dimdik duruyor.
Sunturas Şelalesi (Santa İras) – Tarsus

Tarsus'a bağlı Çağlarca mevkiinde yer alan Sunturas Şelalesi, Akdeniz'de değil Karadeniz kıyısındaymış gibi hissettiriyor; yoğun nem, sık yeşillik, fırtınaya hazır orman kokusu. Hz. İsa'nın havarilerinden Tarsuslu Saint Paul tarafından yetiştirilen St. Tarasis'e de atıflarla tarihi derinliği olan bu şelale, keşfedildikçe daha fazla anlam kazanıyor.
Yanışlı Mağarası ve Sahili – Gülnar

Gülnar'ın sessiz kıyılarında saklı Yanışlı Mağarası ve Sahili, mavi tonlarıyla adeta fotoğraf çekmeye davet ediyor. 'Mavi Çini Mağarası' olarak da anılan bu yer, kumsal alanı ve açık deniz manzarasıyla birleşince bambaşka bir tablo ortaya çıkıyor. Gülnar Belediyesi'nin son yıllarda yaptığı altyapı yatırımlarıyla bölge daha erişilebilir bir hâl aldı.
Uzuncaburç Antik Kenti (Olba) – Silifke

Silifke'nin 30 km kuzeyinde, Uzuncaburç Beldesi'nde saklanan bu antik kent, Olba Krallığı'nın kutsal alanı olarak bilinir. Helenistik döneme ait tapınak kalıntıları, anıt mezarlar ve sütun dizileri arasında yürümek, tarih meraklıları için gerçek bir deneyim. Kalabalık turizm rotalarının dışında kaldığı için burayı ziyaret etmek hâlâ sessiz ve sakin.
Gülek Geçidi ve Kalesi – Tarsus

Otoyol kenarında duran Gülek Kalesi, Tarsus ilçesinde yer alıyor. Doğru bir kadrajdan bakıldığında adeta uçurum kenarına kurulmuş gibi görünen yapı, sosyal medyada sık sık gündem oluyor. Ama bu viral fotoğrafların arkasındaki kale, yüzyıllarca Anadolu'yu Kilikya'ya bağlayan stratejik geçidi kontrol etmiş ciddi bir tarihi esit.
Eshab-ı Kehf Mağarası ve Camii – Tarsus

Tarsus'taki Eshab-ı Kehf Mağarası, Kur'an-ı Kerim'de adına ayet geçen, hem Müslümanlar hem Hristiyanlar tarafından kutsal sayılan bir yer. 'Yedi Uyurlar' efsanesinin en bilinen mekanlarından biri olan bu mağara, manevi atmosferiyle ziyaretçilerin üzerinde derin bir iz bırakıyor. Dini turizm rotasında olduğu kadar tarih meraklıları için de değerli bir durak.
Narlıkuyu Koyu

Mersin merkezine yaklaşık 65 km mesafedeki Narlıkuyu, deniz dibinden kaynayan tatlı su sayesinde her mevsim berrak ve serin kalıyor. Dibini net görebildiğiniz turkuaz su, sahil boyunca sıralanan balık restoranlarıyla birleşince bu küçük koy adeta minyatür bir cennet görünümü kazanıyor.
Mamure Kalesi – Anamur

Türkiye'nin en büyük kaleleri arasında gösterilen Mamure Kalesi, 23.500 metrekarelik alan üzerine kurulu. Akdeniz kıyısında bu kadar iyi korunmuş başka bir Orta Çağ kalesi bulmak güç. 1.500 yıllık geçmişiyle kale, denizi gören surları ve iç avlusuyla bugün de etkileyici bir manzara sunuyor.
Yerköprü Şelalesi – Mut

Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından 'tabiat anıtı' statüsüne alınan Yerköprü Şelalesi, 29 metreden aşağı düşen suyuyla Mut ilçesinin en çarpıcı noktalarından biri. Çevresi el değmemiş doğayla kaplı; ağaçlar, koyu yeşil yosunlar ve kayalardan süzülen su şelaleye mistik bir hava katıyor.
Çağlayan Vadisi (Kayacı Vadisi) – Erdemli

Erdemli'nin Kayacı Vadisi olarak da bilinen Çağlayan Vadisi, coğrafi yapısıyla başlı başına bir gösteri. Vadiden geçen suyun çağıltısı, etraftaki sık ağaçlık ve kayalık yüzeyler birlikte dinlendirici bir ortam yaratıyor. Bir sonraki hafta sonu pikniği için not almak isteyenler bu adresi listelerine ekleyebilir.
Adamkayalar – Erdemli

Erdemli'nin Şeytan Deresi Vadisi'nde kayalara işlenmiş figürlerden oluşan Adamkayalar, MÖ 3. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasına tarihlenen ve dünyada eşi ender görülen arkeolojik bir hazine. Sadece tarihi Kilikya coğrafyasına değil, dünya arkeoloji literatürüne de girmiş bu kaya röliefleri görülmeye değer.
Tarsus Şelalesi

Tarsus Şelalesi, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle şehrin içinde ama şehirden kopuk bir köşede duruyor. Çevresindeki oteller, piknik alanları ve restoranlarla yarım günlük ya da tam günlük bir ziyarete rahatlıkla elverişli. Tarsus'a gelip de bu şelaleyi atlayanlar, şehrin özünü kaçırıyor demektir.